Ahmet Karakaya’nın Yankı Uyandıran Şiiri: “Goncâ-î İstisna”
Melikoğlu Turizm bünyesinde umre turları düzenleyen ve manevi sohbetleriyle tanınan Ahmet Karakaya Hoca, kaleme aldığı “Goncâ-î İstisna” isimli duygusal şiiriyle edebiyat ve sosyal medya çevrelerinde geniş bir yankı uyandırdı. İnsanın dünya hayatındaki geçiciliğini, içsel arayışını ve yalnızlığını tasavvufi ve imgeli bir dille anlatan şiir, okuyuculardan büyük ilgi gördü.

Karakaya’nın insanın yaradılışından başlayarak kendi iç dünyasındaki sessizliğe uzandığı o dizeler:
GONCÂ-Î İSTİSNA
Cihanın başı belliydi. Sonu bilhassa…
Azıcık buğday,
biraz da arpa.
Yaylanın arsız bir gününde,
Yayguradan yavaştan tohumlanan;
Hazin, ıssız bir gecede
Yürek saksısında tomurcuklanan.
Doğrusu yeşermekten bunalan,
Nilüfer gibi her gün açan;
Açtığı yetmezmiş gibi
Soğutup solduran,
Daha fazla çaba bekleyen sen.
Denizin ortasında yorgun düştüm.
Rüzgâr bile susmuş bir gecede.
Güçsüzlüğümden değil, inan;
Kayboldum kendi sessizliğimde.
Ahmet KARAKAYA





